TEST test TEST test TEST
LET IT GO ...
nereden başlayalım?
hmmm HMMM hmmmmmmmm...
tanışalım önce:
ben ilker inanç.
Antalya'ya ilk üniversite gezilerimde merhaba demiştim.o gel git ler öyle aşık etmişki beni kendine yaşamımın en güzel an'larından en değerlisi yani balayımızda burada yaşanmalı diye 1 kez daha aşık oldum bu kente.Sonra araya mezuniyet filan girdi.ardından balıkesir ordu donatım çayırhisar 18 yedeksubaylık girdi.Antalya ile aramızdaki aşk bitmedi.Ankara'yı sisli dumanlı;o zamanki çakıltaşlı hacettepe/beytepe şose yolları bakanlıklara,arkadaşlarıma kalsın...biz antalya'da nefes almalıyız,suyunu içip,ekmeğini yemeliyiz diyerek yatağı yorganı kilimi sırtladığımız gibi geldik biz antalya dedik.Sene 1986
O gün bu gündür bu dünya cenneti,evim dediğim antalyadayım.o günden bugüne ne günler ne seneler ne güzellikler ne acılar ne başarılar ne zorluklar neler neler yaşandı? şu anda gözümden 1 er 1er kare kare geçtiler...Paylaşılası o kareler sırası /sıraları zamanları geldikce buradan yine 1er 1er slide olup geçigeçiversinler.Bunca sene içinde yaşanan ve yaşatılanlar içinde en en en mutlu olduğum herşeyi bana bu şehir nasıl tabakta sunduysa...yine en en en acıları da al bunlar senin hissen diyerek vermemezlik etmedi ekmeğimi,suyumu,aşımı,soluduğum nefesi bana armağan eden bu kent.Hayat arkadaşımı uncalı kabristanında koynuna alsa da...3 kızımın mutluluğu ile herköşesindeki her karesi ile yine de küs değiliz,yine de dargın değiliz.Arada 1 darılsak da samanalevinde yine hemen barışıveriyoruz elbette.
Nasıl tanışalım? nasıl yazışalım?neyi?neleri paylaşalım derken derken 1 yerden başlamam lazımdı...o başlangıç da böyle olsun işte...
Başlamak bitirmenin yarısı derler ya..başladfık bile işte ...yine elde var %50 işte...o zaman...hadi bu güzel kentin hangi köşesindeyim? o kareler ile devam edeyim...sonrasında da yine bu bembeyaz gısgıcır sayfalarımdan günün harala gürelelerinden vakit buldukca yine buradan devam edeyim.o günlerden bugüne sayısını sayamadığım binlerce antalya karesi bende...o karelerde yaşanan herbişeylerde bu sayfada olsun...
gelsin ozaman ilk kare:
(ps:doğaçlama ve aynen içimden geldiğince yazıyorum.sürçü lisan ve noktalama harf cümle hatası da olursa affola...malum
o kadar kusur da olur her er kişi de)
evet işte bu güzel kenttte ;işaretlediğim penceredeyim bu kentte...yani şehrin göbeğinde herkesin herşeyi ile dalortada olduğu antalya cumhuriyet meydanı homeofisimdeyim.bu kare o kare...
====
===
ortaokulu ankara aydınlıkevler mehmet akif ortaokulunda tamamladım.Lise gitmeyim;hayatla erken tanışalım,biranönce ekmek taşıyalım diye o dönem Türkiye de sadece 3 ilde olan Ankara M.R.Uzel Kimya meslek lisesi dedim.Çok severek devam ettiğim bu okul mezuniyet sınavlarında bedeneğitiminden ikmale bırakılmasaydım...kimbilir belki de bu okuldaki dereceli başarılarımla bana verilen mobil-oil bursuyla taaaa o senelerde amerika'nın 1 kıyısı veya 1 köşesindeydim...Kader kısmet BEDEN EĞİTİMinden ikmal işte...
Sonra mı? Mezuniyet sonrası ozaman YÖK mök hikayesi bilinmiyordu.Radyolarda üniversite taban puanlar takipediliyor...Hedef ve mesleğin zirvesi nerelerde ise isteyen o istikamet benim yolum bu taraftan diyordu.O radyo üniversite taban puanlarını pür dikkat dinlerken...ben 2 ara 1 derede ODTÜ ODTÜ diye sayıklarken..Elimdeki en harika puanla bir baktım açıkta kalıvermişim...Meslek ve okuldaki eğitim ve öğrenim ve özellikle pratik laboratuvar bilgilerinde inanılmaz güzel donanımlarla (hepsi de nur içinde yatsınlar) öğretmenlerimiz bizleri o kadar harika yetiştirmiş ki..Adeta kapanın elinde kalıyorduk o miniminnacık en fazla 25 kişilik sınıflardaki herbirimiz.Her nekadar ODTÜ kursağımda kalsa da merhaba diyen iş yaşamında kimya teknisyeni olarak hacettepe şansıma düşünce...yine sn rahmetli sn İ.Doğramacı'nın o seneler açtığı bölümlerden 1tanesine bu işe giriş nedeniyle askerlik tecil hikayesine kaydoldum.Yani 1 taşla 2 ŞANS gibi bi şi işte.Hacettepe 'de hem kimya teknisyeni olarak laboratuvardayım.Hem de öğrencisi olarak ODTÜ hayalim yarım kalsa da en az o kadar gönlümde yatan Hacettepe sn.İhsan Doğramacı'nın öğrencilerindenim.
tam da burada hadi o zaman araya 1 kare girelim...
===
======
hani 1 güzel söz vardı..YILAN'dan KORKMAM ! yalandan korktuğum kadar.İşte karakterimde aynen böyle.Açıksözlü,şeffaf,eğriye eğri,doğruya doğru ne varsa hep prensibim olmuş demekki bende...Herşey nasıl görülüyorsa tüm karelerde...bende de bu sayfalara harf olarak düştüğüm her kelime aynen böyle...Bu karede de işte ara ara penceremden bu güzel kente birgöz araladığımda fotograftaki herşey gibi cumhuriyet meydanında ve nasıl görünüyorsam;hep öyleyim.Yani Hacettepe ile tanıştığımdan beri hep meydanlardayım...Bu karede antalya cumhuriyet meydanı işte...Bana 1 gözmesafesi uzaklığında..bende herşeye her soruya her bilinmez ve merak edilene aynen böyle 1 göz mesafesindeyim...
====
Bu kare de ise;işte ara ara kelimelerle anlatamadığım antalya'nın en güzel karelerinden 1 tanesi...Antalya YAT LİMANI...1 çay içimlik,1 nefeslik,1 solukluk yaşanılası doyumsuz 1 gözaşkı ile agustos sıcağında alından damlayan 1 ter damlası değerinde böylesine içiçeyiz biz işte bu kentte...
====
yani gündüzümüz 1 başka yaşanıyor birlikte;
===
her yeni günü uğurlayan güneşin batışı da;her yeni günün ben geldim diyen ışığıda karşılıklı hem yüreğimizde,hem gönlümüzde,hem içimizde hem de canımızın taaaaa en değerli köşesinde...1 ışık kadar mutluyuz,,,1 bulut kadar hafiflerdeyiz...1 mavi kadar uzaklardayız veya yakınlardayız;bu kentin güzel de olsa kötü de olsa herbirşeyine...
===
===
bu kent için göz pencerem,zaman zaman hadi gel;dolaş beni,yaşa beni çocuk dediğinde...şu an yaş aralığım 50 lili en güzel seneleri sırayla ardardına canı istediğince hep özgürce devirmiş olsa da...hep herdaim biz barışığız işte yüreğimdeki bu kah haşarı,kah uslu çocukla...3 çocuğumla mutluyuz işte heradımında..her sokağında her caddesi her köşesinde...
====
10 parmağında 10 meslek misali Kimya Teknisyenliğim üstüne Hacettepe Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü (5 ana formasyonda:botanik,zooloji;mikrobiyoloji,biyokimya,genetik dahil 1 sene ingilizce hazırlık dahil lisanslı biyolog diplomam cebimde olsa da...pazarda limon satarım felsefesindeki zıp zıp girişimci ruhum bu diploma ve mesleklerim sonrasında beni reklam ajansı ve matbaa işletmeciliği,yetmedi taaaa 1986 larda omzuma attığım siyah/beyaz ve makaralı filmli minolta fotograf makinamla ekmek kavgasının ve hayatın yokuşlarında inişlerinde elbette böyle 2 arada 1 derede...yollarda kalmadığım da olmadı değil hani...Ticaret denen bu çok uzun soluklu güzergahta işte aynen bu kare gibi..1 durmalı 1 kakmalı iteklemeli ama bana göre hayatımın en en ennnnn keyfli enstanteneleri oldu hep bu kentte soluk aldığım ekmek kovaladığım her kilometre de...
===
==
===
o günlerden bugünlere şimdilerde ne mi yapıyorum?
İşte zaptedemediğim iş ruhum iş tecrübem onca deneyim ve birikimim ara ara böyle çingene arabası hallerinde...Yani onca şeyin yanına 7 sene kadar kurum sözleşmeli haber fotomuhabirliği;ardından dergi ve gazete yayımcılığı ,editör ve grafikerliği,bunlarda yetmedi internet ortamının ilk günlerinden itibaren temeli atılmış olan ama son 1 senedir şöyle olsa nasıl olur? böyle olsa nasıl olur ? ne yapsam? ne taraftan dehh dehh desem diye bir süredir bu belirsizlikler içinde bi anlamda parka çektiğim http://www.turkiyeantalya.com internet haberciliği için ayırdığım haber portalı ve yine http://www.infoantalya.com olarak 2 ayda 1 yayım hayatı projelenen matbaa baskılı dergiyi destekleyecek E-DERGİ format tabanlı portallarımla haşır neşir ara ara koşturmalar..çoğunluk dinlencelerdeyim...Açıkcası hayat arkadaşımın elimi kolumu bırakıp gidişinin 5 ci senesi olunca...belki tek başınalıktan çok yoruldum..belki de daha doğrusu hani yine derler ya..kolu kanadı kırık gibiyim belki de...yani bu nedenle beklemelerdeyim...Ama bu süreçte boş boş beklemeyip sarışekerim yani ortanca kızım boynuz olsun babasını geçsin dedim...Bu aralar dönüp arkama sarışeker napıyor ki diye gözucu bakıverdiğimde görüyorum ki...Sarışeker'i geçmiş kulağımı...işte bu aralar böylesine mutluluk içindelerdeyim...Açıkcası beklemelerde ve vakti zamanı geldiğinde de yine limon sandığımı omuzlayıp...1 pazar yerindeyim...Yani reklam dili ve deyimiyle pazarda limon satmayı sevenlerden ve hayallerini kovalamaktan hiç yorulmayan hiç yüksünmeyen en güzeli de bu hayallerden hiç vazgeçmeyenlerdenim...Zaman ve ortam ve de şartlar ne gösterir elbette bilemem..Herşeyin hayırlısı tabi ki...Ama felsefem de ve 3 çocuğumla çercevelenmiş aile düzenimde bu aralar sadece 1 sırt çantam 1 fotograf makinam ve tabiki asla olmazsa olmaz yatarken kalkarken gezerken çalışırken kulağımdaki ritmleriyle,beynimi zıp zıp eden dizeleri ve sözleri ile müziksiz asla ! diyenlerdenim...
===
daha doğrusu işte düşünürken eğlenen ,eğlenirken çalışan,çalışırken kazananikazanınca harcamasını seven,bilen...pozitif olan herşeyi en öne alan...negatif olan herşeyi ve herkesi olabildiğince en uzaklara atan ,özellikle kelimeleri bile zıp zıplatan esprili bir gülümseyen yüzlü ÇİMADAM gibiyim.
====
yaşamımızın her anı ve herbilinmeyeni veya her bekleneni inişli çıkışlı virajlı yağmurlu karlı günlük güneşli ise...ya da her hayalimizin her kilometresi yüreklerimizde yaşanılan ve kovalanlar ise;işte bu yol ayırımlarının en önünde bilinmez 1 yerinde bu aralar yine yeni yeniden beni ,sevdiklerimi ve sevenlerimi mutlu edecek güzellikler beni bekliyorsa her yeni dönemeçte..işte tam da o noktada beklemelerdeyim...
gün:11nisan2010 saat 1841 ...
içimden YAZ larım geldi...Şimdilik bu kadar paylaşalım...yine yeni bambaşka güzel 1 AN'da yine buluşalım olur mu?
=============================================================================













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder